Elektrik Şirketi Mağduru Tüketici Kime Güvensin.?
Bir ilimizin kırsalında sadece tarımsal üretim sezonunda kullanılan bir köy evinde ödenmemiş bir fatura için dağıtım şirketi, yönetmelik gereği ikinci bir ihbarname bırakması gerektiği halde ikinci bir ihbarname bırakmadan hatta elektriği kesmeden, kestiğini iddia ederek ödenmemiş faturadan sonraki tüketimlere kaçak elektrik tarifesi uygulamış.
Tüketicinin elektriğinin kesilmediği ve usulsüz elektrik kullanmadığı yönündeki itirazlarını araştırmaya bile gerek görmeden tüketicinin elektriğini kesip diğer taraftan tüketici hakkında yasal takip başlatınca tüketici haklı olarak hakkını, Tüketici Hakem Heyetinde aramış!
Tüketici Hakem Heyeti 23.10.2017
tarihli tüketici başvurusu ile ilgili dağıtım şirketinden savunma istemiş ve
ilginç olan da dağıtım şirketi ifadesinde;

“Elektriğin fiili olarak kesildiğinin ispatı yerine (dağıtım şirketinin iddia ettiği zaman diliminde elektriğin kesilip kesilmediği de akıllı sayaç bilgisinde kayıtlıdır.) açma-kesme ve diğer bildirimlerin yerinde el terminali cihazı ile yapıldığını” ifade ederek bir çeşit fiili elektrik kesmediğini itiraf etmiştir.
Tüketici Hakem Heyeti ise 21.02.2018
tarihli kararında, dağıtım şirketinin haksız uygulaması neticesinde mağdur olan
tüketiciden tahsil edilen 772,75 Tl.nin 15 gün içerisinde tüketiciye iadesinde
karar vermiş ve bu kararı taraflara tebliğ etmiş olmasına rağmen, ilgili
dağıtım şirketi dokuz aydır bu yükümlülüğünü yerine getirilmemiştir.
Peki, bir dağıtım şirketi nasıl olur
da Tüketici Hakem Heyetinin kararını uygulamaz veya Tüketici Mahkemesine itiraz
da bulunmaz, nasıl olur veya hangi makama güvenerek kendi kurumsal yapısını
hukuk üstü görüp keyfi uygulamaları yapabilir.
Konunun kamu otoritesi olan EPDK ve
Enerji Bakanlığının bile altı sıfırlı fatura şikâyetlerine bile üç yıldır
duyarsız kalıp ilgilenmediği, mahkeme kararlarının uygulanmadığı bu durumda
tüketici kime güvensin.
Buradaki sorunun kaynağı, şirket çalışanlarının
alt kademesinden başlayıp, Kamu idaresinin en üst makamına kadar uzanan bir
aldatma zinciri operasyonu mu?, Şirket üst yönetiminden alt kademelere doğru
yapılan daha çok gelir getirme baskısı mı, veya bunların dışında kamu
idaresinin taraflardan birinin koruma kollama operasyonu mu olduğu netleşirse
doğru teşhis konulmuş olur.
Coşkun
Tezel
Yorumlar
Yorum Gönder